Ham Petrol Fiyatları 2019’da Nasıl Olur?

Petrol fiyatlarında 2018 yılının ikinci yarısından itibaren görülmeye başlanan düşüş eğilimi, 2019 yılının tahminlerini düşürdü. Bu dalgalı seyir nedeniyle 2018 yılının en çok kazandıran 5 emtiası arasında giren ham petrolün, 2019 yılı için öngörülen fiyatlara bağlı olarak listede yer alması tahmin ediliyor. Aynı zamanda petrol üretimine yönelik kısıntı söylemleri, piyasada spekülasyonları artırdı. Dolayısıyla 2019 yılı için beklentilerde uyumsuzluklar görülmeye başlandı.

Kimileri fiyatın 100 dolar civarına yükseleceğini tahmin ederken, kimileri 50 dolar altı için yorumlarda bulundu. Petrol ticareti ile öne çıkan şirketler, 2019 yılında ham petrol fiyatının 100 dolar seviyesine çıkabileceğini öngördüler. 2014 yılındaki zirvenin ardından 2019 yılbaşında yeniden bu seviyeye çıkabileceği yorumunu yaptılar. Bu şirketlerin başında ise Mercuria Energy Group Ltd. yer aldı.

Mercuria Energy Group Ltd. Kurucusu Daniel Jaeggi, İran petrolünün önünün ABD yaptırımları ile kesildiğini belirtti ve dünya ham petrol piyasasında önemli miktarda arz daralmasına işaret etti. Bu görüşüne istinaden ham petrolün varil fiyatının 2014 yılından beri ilk defa yeniden zirveyi göreceği beklentileri oluşmaya başladı.

İran’ın günlük 2 milyon varilden fazla petrol ihracatı yapıyordu. Bu kapasiteye eşdeğer bir başka tedarikçi bulunmuyor. Bu nedenle 2018 yılının dördüncü çeyreğinde fiyatların 100 dolar civarına çıkmasının şaşırtıcı olmayacağı tahmin ediliyor.

Ham petrol fiyatının 2019 yılında yükseleceği hakkında yorum yapan bir diğer şirket ise Trafigura oldu. Şirketin yöneticisi Benjamin Luckock, ABD Başkanı Donald Trump’ın Mayıs ayında İran petrolünün ticareti ile ilgili kısıntılardan bahsetmesinin, sektörde günlük 300 bin ila 700 bin varillik bir arz düşüşü beklentisini oluşturduğunu açıkladı.

Luckock, Trump’ın bu hamlesi ile varil fiyatlarındaki yükselişi tetikleyebileceğini öngörüyor. Trump’ın bu konudaki marjının günlük 1,5 milyon varile dayandığını söyleyen Luckock, küresel petrol ticaretinde sıkıntı yaratan tek etkenin ABD’nin İran petrolüne getirdiği ambargo olmadığını da ifade etiyor. Venezuela’daki ekonomik krizin de piyasayı olumsuz etkileyen bir diğer sorun olduğunu belirtiyor.

Citigroup Inc. analistlerinden Edward Morse ise tüm bu etkenlerden bahsederek petrol fiyatlarındaki artışa ilişkin bir takvim paylaşıyor. Buna göre; 2018 yılı Aralık ayı ortasından itibaren 90 dolar düzeyini beklemek gerekiyor. 2019 yılının Ocak ayı itibariyle de üç basamaklı rakamların geçerli olacağını öngörüyor.

Petrol Fiyatları için 2019 Tahminleri

Petrol Fiyatları için 2019 TahminleriDünyanın önemli petrol yorumcuları varil fiyatının 2019 yılında 65 ila 100 dolar arasında olacağını tahmin ediyorlar. Dünyanın petrol ticareti yapan en büyük kuruluşları, petrolün varil fiyatının ABD’nin İran yaptırımlarına bağlı olarak 2019 yılında 65 doların altına inemeyeceğini belirtiyorlar. Hatta bir ihtimal olarak 100 doların üzerine çıkabileceğinden bahsediyorlar.

Kasım ayında ABD’nin İran yaptırımları devreye girdi ve petrol fiyatları yükseliş göstermeye başladı. Bu yaptırımların, OPEC’in üretim kabiliyetleri için bir sınav niteliğinde olduğu ifade ediliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı gibi arz-talep tahmini üreten kuruluşlar ise gelişmekte olan ekonomilerde krizler ve büyük ekonomiler arasında ticaret anlaşmazlıkları yüzünden petrole olan talebin, 2019 yılında daralabileceğine dikkat çekiyorlar. Arzın ise ABD ve Rusya gibi OPEC üyesi olmayan ülkeler sayesinde yükselebileceği yorumunu yapıyorlar.

Petrol ve doğal gaz ticareti yapan Glencore’un başındaki isim olan Alex Beard ise petrolün orta vadede 85 – 90 dolar bandına oturacağını öngörüyor. Gunvor’un başındaki Torbjorn Tornqvist ise talepteki artışın güç kaybedeceğini belirtiyor ve 2019 yılında 70 – 75 dolar bandında gezeceğini tahmin ediyor.

Petrol Fiyatının 100 Dolara Çıkması Ne İfade Eder?

Petrol Fiyatının 100 Dolara Çıkması Ne İfade Eder?Petrol fiyatlarının yükselişi, hanehalkı gelirini ve tüketim harcamalarını etkileyecektir. Özellikle Avrupa’daki birçok ülkenin petrol ithalatçısı olması nedeniyle bölgenin fazlasıyla kırılgan bir hale gelmesi tahmin ediliyor. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin’de ise enflasyonu yukarı yönlü ilerleyebileceği öngörülüyor.

Kuzey yarıkürede ise kış mevsiminin gelmesiyle birlikte tüketicilerin enerji kaynaklarını, masrafları düşürmek için biyoyakıt veya doğal gaza çevirebileceği yorumu yapılıyor. Ekonomistler, küresel ekonominin zarar görmesi için petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması gerektiğini dile getiriyorlar. Aynı zamanda doların sürekli değer kazanması, petrol fiyatlarının dolar ile ödenmesi nedeniyle çok da yardımcı olmadığı ifade ediliyor.

Yükselen petrol fiyatlarından kimin kazançlı çıkacağı sorusu ise en çok sorulanlar arasında yer alıyor. Petrol üreticisi olan birçok ülkenin doğal olarak işine yarayacaktır. Genel olarak büyük petrol üreticisi ülkeler, gelişmekte olan piyasalar kategorisinde yer alıyorlar. Örneğin; 2016 yılı verilerine göre Suudi Arabistan ekonomisinin yüzde 21’ini petrol gelirleri oluşturuyordu. Bu ise Rusya’da petrolün oynadığı rolün iki katı anlamına geliyor.

Petrol fiyatlarındaki yükselişten en kazançlı çıkan ülkelerin Nijerya ve Kolombiya olması tahmin ediliyor. Petrol gelirlerinin artması, bu ülkelerin bütçe ve cari açıklarını toparlamasını, hükümet harcamalarını artırmasını sağlayacaktır.

Bunun yanında petrol fiyatlarının yükselişinden kimin zararlı çıkacağı da ikinci soru olarak gündeme geliyor. Zararlı çıkacak ülkelerin sıralaması ise şu şekilde yapılıyor; Hindistan, Çin, Türkiye, Tayvan, Şili, Mısır ve Ukrayna.

Türkiye’nin de içinde yer aldığı bu ülkelerin, petrol için daha çok para ödemek zorunda kalacakları ifade ediliyor. Dolayısıyla cari açıklarının büyümesi ve FED’in faiz artırımlarına karşı daha kırılgan bir yapıya bürünmelerine neden olacağı söyleniyor.

Tüm bunlara ek olarak Avrupa’nın en büyük petrol üreticisi olan Norveç’in Merkez Bankası guvernörü Oystein Olsen, sektörün karı artırmak adına bütçede doğacak açıklardan gözünü kaçırması durumunda zarar düşebileceğini ifade ediyor.

Enerji fiyatlarının genel olarak tüketici fiyat endekslerine önemli bir ağırlık sağladığı biliniyor. Dolayısıyla merkez bankaları, enerji fiyatlarındaki oynaklığın düşük olması yönüne odaklanırlar. Petrol fiyatlarında görülecek önemli bir artışın, eğer hesaplamalara ulaşım ve kamu hizmetleri kaleminden girerse genel olarak enflasyonda daha uzun süreye yayılan bir artışa işaret edebileceği tahmin ediliyor.

Paylaşmak Güzeldir...Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir